Kategoriler
Reklam

iyi insan yetiştirmenin püf noktaları

           

                  İyi insan Yetiştirmenin Püf Noktaları


   Anne babaların hatta tüm insanlığın bu günden geleceğe doğru süre giden yolculuğunda, gelecek nesiller için taşıdıkları sorumluluk bilinci, bulunduğumuz zaman içindeki insanlar hem de gelecek nesiller için çok büyük önem taşımaktadır. Bu sorumluluğun yerine getirilmesinde rol oynayan temel kurallardan biri iyi çocuk; dolayısıyla iyi insan yetiştirme yöntemlerinden haberdar olmaktır.
   Her birimiz; kişilik nedir, kişilik özellikleri nasıl gelişir, bu konudaki sorumluluklarımız nelerdir, bizden türeyecek nesillerin mutlu ve sağlıklı olabilmeleri için görevlerimiz neler olmalıdır? Sorularının cevabını bilmek ve doğru olanı yapmak zorundayız.
   Kişilik, bir yandan doğuştan getirdiği yapısal ve genetik etmenlerin, bir yandan da yaşam sürecinde edinilen sosyal, kültürel ve eğitimsel deneyimlerin ürünüdür. Büyüme sürecinde genetik özelliklere bir başka zenginlik katılır. Çocuk kişilik denen bu gücü birlikte yaşadığı kişilerden ve içinde yaşadığı çevreden edinecektir.
   Çocuklara karşı sınırları kaldıran, onun her istediğini yapması yönünde serbest kalmasını savunan bazı eğitimciler, şimdilerde bu yaklaşımın serseri ruhlu, sorumsuz, sabırsız hatta ahlaksız bir nesil ortaya çıktığını fark ettiler. Öyleyse doğru olanı yapmak için temel kuralların neler olduğundan söz etmek gerekir.Bu kurallardan ilkini anlatmak için bir psikiyatristin yazdığı makaleden kısa bir pasaj yazmak istiyorum:
   “Bana sık sık çocuklarını getirir aileler. Çocuğun garip davranışlarından söz ederek tedavi etmemi isterler. Hiç istisnası yok gibidir. Odama çocuk girer ve çıkar. Ama aileler girer ve kalır. Hemen daima esas problem ailededir. Anne babanın bir yığın hataları, kompleksleri hatta psikiyatrik rahatsızlıkları vardır. Ama onlar bunları görmez, çocuktaki problemleri öne sürerler. Sanki o çocuk o evde yetişmemiştir de uzaydan gelmiştir. O kadar da gayret ettik ki, neden böyle oldu bu çocuk bilmem? Havası vardır genellikle. Ama biz aileyi terapiye alırız çocuk da toparlar ardından doğal olarak.” Görüldüğü gibi önce anne baba olarak kendimizi düzeltmemiz şarttır.
   Çocuğun ruhsal gelişiminde en önemli dönem ilk yıllardır. Okul çağına kadar zeka gelişimi ve kişilik özellikleri büyük oranda belirginleşir.
   Bu dönemde çocuğun en önemli ruhsal ihtiyacı tutarlı ve sürekli bir sevgidir. Bunun için anne figürünün sürekliliği büyük önem taşır. Anne yoksunluğu ya da sık sık bakıcı değişikliği en yıpratıcı psikolojik darbedir. Değişik kişiler tarafından bakılan bebeklerde çevreye aşırı güvensizlik, çeşitli korkular, içe kapanma gibi özellikler gelişebilir. Nedeni anlaşılamayan bağımlılık, hırçınlık, şüphecilik gibi bir takım karakter özellikleri daha çocukluğun ilk yıllarına ait anılardan kaynağını alır. Çünkü bilinçli olmadığımız o yıllarda aslında bilinçaltı ileri düzeyde şekillenir. Mutlak ilgi ve sevgiyle yetişen çocuklar ileriki yıllarda huzurlu ve sağlam ruhsal yapılı insanlar olarak ortaya çıkmaktadırlar.
Mutlak ilgi ve sevgi aktarımı için doğru yaklaşımları şöyle sıralayabiliriz.
   Doğumundan itibaren çocukla doğru iletişim kurulmalıdır. Çocuk doğar doğmaz anneyle bir araya getirilmeli ve en kısa zamanda emzirilmesi sağlanmalıdır. Anne emzirme esnasında bebekle göz teması kurmaya özen göstermelidir. Bu durum anneyle bebek arasında sıkı bir bağ ve çocuğun güven duygusunun gelişmesindeki ilk basamaktır.
   Bebeğin her ağlayışında onunla ilgilenmek, güvenli bir ortamın varlığını hissettirmesi bakımından önemlidir. Bebeğin takip edilmesi, ihtiyaçlarının doğru ve yeterli olarak karşılanması gerekir. Uzun süre ihtiyaçlarının karşılanmasını ağlayarak bekleyen bebek kendine ve çevresine güvensiz bir bilinçaltı geliştirecektir.
   Çocuk çevresindekileri tanımaya ve konuşmaya başladıktan sonra farkına vardığı her konuda sorular sormaya da başlar. Bu sorular somut ve soyut kavramların pek çocuğunu içerecektir. Önemli olan çocuğa anlayacağı dilde doğru cevaplar vermektir. Sorularını cevapsız bırakmak onda şüphe ve değersizlik gibi pek çok problemin ortaya çıkmasına yol açar. Güven duygusunun gelişimi ve dürüst bir karakter için ise doğru cevaplar verilmesi çok önemlidir. Çocuktur anlamaz demekten ve kaçamak cevaplar vermekten kaçınmak gerekir. Eğitimi boyunca korkutucu, baskılayıcı ve zorlayıcı motiflerden uzak durup; özendirici, sevdirici ve yeteneklerine fırsat verici motifler ön planda olmalıdır.
Değerli olduğunu hissettirmek için ona zaman ayırmalıyız. Diğer insanların ve varlıkların değerini ancak bu şekilde anlatabiliriz. Çocuklarımızı anlayabilmeliyiz. Onlara ise karşısındakileri anlayabilme becerisini kazandırmalıyız.
Anne-baba arasındaki tutarsız davranışlar çocuklarda ciddi psikiyatrik bozukluklara yol açabilir. Anne ve babalar çocukları hakkında fikir birliği içinde hareket etmelidirler. Yaklaşımları koşullara bağlı, denetleyici ya da ilgisiz olmamalıdır. Destekleyici, ikna edici ve aynı doğrultuda olmalıdır.
   Yapılan araştırmalar sağlıklı bir psikososyal gelişim ve anne-baba beklentilerine olumlu bireyler yetişmesinin yollarının bu davranışlar olduğunu göstermiştir.
“Çocuk anne baba elinde emanettir.
Kalbi kıymetli bir cevher gibi temizdir.
Mum gibi her şekli alabilir.
Bütün yazı ve şekillerden uzaktır.
Temiz bir toprak gibi olup, hangi tohum atılırsa büyür.
İyilik tohumu ekilirse din ve dünya saadetine kavuşur.”
GAZZALİ

Yorum yapın

* Zorunlu Alanlar


Valid XHTML 1.0 Transitional Valid CSS!